Meksika Körfezi’ne Akan Petrol Akkuyu’yu Musibetten Uzak Tutabilir
Arabanızla hız yapıyorsunuz. Frene bastınız ama araç tam durmadı. Ne olur?
Emniyet kemeri sizi tutar, hava yastığı açılır.
Vapurla karşıya geçerken bir şekilde gemi su almaya başladı. Ne olur?
Tavanlarda, koltuk altlarında can yelekleri var onları giyin, yaşlılar ve çocukları da filikalara alalım.
Okyanusta, yüzeyin 1500 metre altında kayayı delip petrol çıkarırken bir patlama oldu. Ne olur?
Ne olur?
Ne olur?
Bir şey olmaz. Çünkü sadece delmişler. Çünkü böyle bir kaza için hiç bir şey düşünülmemiş.
Düşünülmüş olsa böyle 41 gündür soğanı közleyip üstünü bezle sıkıca saracan sabaha hiç bişeyin kalmaz gibi yöntemlere başvurulmazdı.
***
Hanımlar beyler...
Hepiniz aldatıldınız. Hepimiz aldatıldık. Adamlar sadece kuyu açmışlar. Gerisini düşünmemişler. Şimdi sakın bu BP’nin hatasıdır demeyin. Shell için durum aynı muhtemelen, Mobil için de. Onlarda olsa bu teknoloji çoktan kullanıp bu deliği kapatırlardı, ama yok.
Yıllarca ve yıllarca okyanuslarda, derin denizlerde o kadar derinlerde bu petrol çıkarma işlemi yapılmış ve dehşet verici olanı biz dualar yüzü suyu hürmetine böyle bir felakete maruz kalmamışız.
Hadi canım diyenlere iki tane sorum var:
Madem öyle değil 41 gündür neden kocakarı yöntemleriyle delik kapatılmaya çalışılıyor?
Madem öyle değil neden ABD Başkanı kendi denetimlerinde olan bütün sondaj çalışmalarının derhal durdurulmasını istedi?
***
Akkuyu’ya gelicem ama önce Meksika Körfezi’ndeki işimizi bitirelim.
Kazadan sonra başlatılan denetimlerde bu kuyuların güvenliğini denetlemekle yükümlü müfettişlerin büyük ihmali görüldü ve görevi kötüye kullandıkları saptandı. Los Angeles Times’ın haberine göre müfettişler bu şirketlerden yemek davetleri, seyahatler, bazı spor karşılaşmalarına biletler vb. almışlar. İçlerinden denetlediği şirkete aynı anda iş başvurusu yapanlar bile saptanmış. Denetleme defterini şirketlere verip, şirket yetkilileri defteri kurşun kalemle doldurduktan sonra üzerinde mürekkepli kalemle geçenler olmuş. Bu müfettişlerden biri özetle diyor ki (aynen aktarmıyorum) : “Biz bu bölgenin insanları olarak bu petrol işinin içindeyiz hepimiz. Beraber büyüdük, beraber içtik, beraber balığa gittik, maç seyrettik. Tek farkımız onlar petrol çıkarıyor, biz denetliyoruz. O yüzden tanıdıklarımdan gelen hediyeleri kabul ettim.” Türkçesi şudur: “Ayıp ettiniz ha! Nihayetinde hepimiz aynı mahallenin çocuğuyuz”
Bununla bitiyor mu? Bitmiyor. Bu kuyuyu BP için açan şirketin adı Transocean. Bu şirket çok derinlerde kuyu açabilmesi ile tanınıyor. New York Times’ın haberine göre kazadan önce şirketin en üst düzey yöneticisine (CEO) şirket olarak hangi özelliklerinin geliştirmeleri gerektiği soruluyor. Yöneticinin yanıtı ise şu: “Öncelikle güvenlik performansımızı artırmalıyız”
***
Şimdi Akkuyu’ya gelebiliriz.
Nükleer Enerji konusunda teknik bilgiye bile gerek kalmadan sağduyumuzu kullanarak kaygılarımızı söylediğimizde, hemen cahil diye nitelenerek, sorumuza soruyla karşılık verilerek susturuluyoruz.
Hadi bir sorun çıkarsa, hadi mühendislik hatası olursa, hadi bir kaza olursa, hadi teknik kadro ehil değilse, hadi teknik kadro görevini ihmal ederse... dediğimizde, bunların vehim olduğunu, işi bilmediğimizi, hepsinin bir açıklaması olduğunu, hani bak Çernobil’den başka kaza oldu mu’yu, Çernobil zaten eski bir santraldi’yi yanıt olarak alıyoruz.
Onlarca yüzlerce olan, üstelik denetlenen, üstelik de “Amerika tarafından” denetlenen bu petrol kuyularında çok basit bir kazanın tedbiri yokmuş. Hava yastığı, emniyet kemeri yokmuş. Onlar bir yana denetleyenlerle, denetlenenler aynı maalenin çocuğuymuşlar.
Nereden bilelim Akkuyu’ya kurulacak nükleer santralde benzer bir teknik boşluğun olmayacağını. Petrol çıkarma nükleer enerjiden çok daha eski, oturmuş bir işlem, ama işte durduramıyorlar. Düşünmemişler bile.
Nereden bilelim aynı kazanın, kirlenmenin, rüşvetin... Akkuyu’da olmayacağını.
***
Pelikanlara yazık tabi, gördükçe içim acıyor.
Ama madem ki oldu bu rezillik bir kere bırakın BP sefil olsun.
Olsun ki çok bilmiş, Mehmet Barlas küçümser bakışına sahip bu lobileri, onların savunucularını susturabilelim.
Böylece mahvolan güzelim Meksika Körfezi geride kalanlara yardım edebilir, Akkuyu’yu mesela kurtarabilir belki.
İlgili başka yazı bulunamadı.



