Ege'de dostluk mümkün mü?
Barnaby Phillips / El Cezire İngilizce / 13.05.2010
Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler hassas ve karmaşıktır. Bu yüzden, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 14-15 Mayıs'taki Atina ziyaretini her iki ülke halkı da dikkatle takip edecek.
İki ülke farklı zamanlarda savaştılar, toprak anlaşmazlığına düştüler ve azınlıklarını mübadele ettiler.
Yunanistan 400 yıl boyunca Osmanlıların işgali altındaydı.
Ülkede binlerce Müslüman olmasına rağmen, Atina'nın içinde cami olmayan tek AB başkenti olmasının nedeni de bu döneme karşı duyulan hassasiyetle açıklanabilir.
Türkiye'deki Rum Ortodoks Kilisesi de baskı gördüğünden şikâyetçi.
Öte yandan Türkiye ve Yunanistan'ın yemeklerinden müziklerine kadar bir çok şeyinin ortak olması ve kültürleri birbirlerinin içine geçmiş olması yaman bir çelişki.
Hem Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu hem de Erdoğan ilişkileri geliştirmek istiyor.
İki lider, ekonomik ilişkiler üzerine uzun uzun konuşacaklar. Erdoğan, yüzün üzerinde işadamını beraberinde getiriyor.
Türkiye, ekonomik krizle başa çıkmaya çalışan Yunanistan'ın hâlinden anlayabilir; hatta tavsiyelerde bulunabilir.
2001 yılında Türkiye IMF desteğine ihtiyaç duymuştu. O günden bu yana ekonomisi iyiye gitti. Şimdi keyifsiz olansa Yunanistan.
Ordu ve savunma konuları resmi gündemde yer almıyor ancak görüşmelerde gündeme gelmeleri ilginç olur.
Yunanistan ve Türkiye NATO çatısı altında müttefikler, ancak karşılıklı güvensizlik Ege'nin iki yakasında silahlanma yarışına neden oldu.
Yunanistan, mevcut ekonomik koşullarda, AB içerisinde kişi başına en yüksek savunma harcamasına sahip olan tutumunu sürdürebilecek durumda değil.
Yunanistan hükümeti, özellikle pahalı silah kontratları geçmişte yolsuzluk odağı hâline geldiği için bu kalemi kısmaya kararlı.
Yunanistan savunma bakanlığı, kesintilerle Türkiye ile gelişen ilişkiler arasında bir bağlantı olduğu iddialarını yalanlasa da, Erdoğan'ın ziyaretinin başarılı olması her bakımdan güven tesis edecektir.
Ve tabi Kıbrıs konusu var. Kıbrıslı Türklerin başbakanı olarak ulusalcı Derviş Eroğlu'nun seçilmesinin ardından Ada'daki "barış süreci" can çekişiyor.
Papandreu ve Erdoğan'ın Kıbrıs sorununa ivme kazandırabileceklerini düşünmek saflık olabilir. Ancak Kıbrıs, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılmasının önündeki en büyük engellerden biri.
Atina'da önümüzdeki bir kaç gün çok heyecanlı geçecek.
Bu yazının aslını aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz:
http://blogs.aljazeera.net/europe/2010/05/13/friendship-across-aegean
Benzer yazılar:
- Ege'de yeni bir rüzgâr Yunanistan'daki yeni hükümet bölgede yeni bir rüzgârın soluğu olabilir. Bunun için Papandreu'nun önünde çözmesi gereken üç mesele var: Kıbrıs, Türkiye...


