Cesa­ret, esa­reti yen­meye yeter mi?

13 Mayıs 2010, Perşembe
Yazan: Hale Yıldız

“…ken­dini içinde bulun­duğu düzenli yaşan­tı­nın ayrın­tı­la­rına bıraktı. ’Düşün­mü­yo­rum, sıkı­lı­yo­rum sadece’ dedi. Daha bir şeyler  söy­le­ye­cekti. Söy­le­ye­medi. Sustu. Bir saygı duruşu yapı­yo­rum her­halde, diye­cekti belki. Bu kadar masum bir sözü bile söy­le­ye­medi.”  Oğuz ATAY / Tutunamayanlar

Düşün­mü­yo­rum, sıkı­lı­yo­rum sadece. Düşün­sey­dim… Akşam haber­le­rin­deki “şok geliş­me­ler” i mesela… ”Şok” olmak­tan çoktan çıkıp artık kanık­san­mış, duy­gu­suz görün­tü­ler, anlam­sız ölüm­ler, hala deniz yıl­dı­zı­nın hika­ye­sine ina­nan yok­sun­luk ve yok­sul­luk yüklü insan­lar, poli­tik ola­ma­dık­la­rın­dan biha­ber poli­ti­ka­cı­lar vs. sık­mazdı beni. Beni de Tur­gut Özben’i de… Bir çeşit ritü­ele dönüş­müş gün­lük yaşa­mın yük­sek duvar­larla çevrili zin­da­nında olmak… Bu sıkar işte. Batak­lık misali, çırpın­dıkça bat­tı­ğın o “değiş­tirme” müca­de­lesi… Bu da sıkar bir yer­den sonra. Deği­şen her şey, ken­di­mizde buna dahil, çok değil kısa bir süre sonra rutine dönü­yor. Bu kısır dön­güyü kısır­lık­tan çıkar­mak adına veri­len çaba­lar yaşam ener­ji­sini emi­yor insa­nın. Ve hepi­miz, süresi insan­dan insana deği­şir elbet, TUTUNAMAYANLAR’dan olu­ve­ri­yo­ruz. Hayata ya da adı her neyse ona tutun­maya çalış­mak… Çalış­tıkça tutunamamak…

Bırak diyesi geli­yor insa­nın. Bıra­kır­sak nereye gider?

Bıra­kır­sak bana ne olur?

Sana, ona..?

Dene­meye kaçı­mı­zın cesa­reti var?

Cesa­ret, esa­reti yen­meye yeter mi?

Somer­set  Maugham’ın , Ay ve Altı Para adlı roma­nında baş karak­ter Char­les Strick­land, esa­re­tini cesa­re­tiyle yenip yep­yeni bir ben­lik yarat­mıştı ken­dine. Londra’da yaşa­yan aile­sini ve “düzenli yaşantısı”nı bıra­kıp Paris’e res­sam olmaya git­mişti. Her şeyi ve her­kesi öyle apan­sız bıra­kıp ken­dini bul­maya git­mişti. Onun cesa­reti, bah­set­ti­ği­miz “düzenli yaşam”ın içinde tüken­meye yüz tut­muş var­lı­ğını tut­ku­la­rı­nın önüne katıp sürük­le­meye yet­mişti. Char­les Strick­land, bıra­ka­bi­len­ler­dendi. Ve bili­yordu, ”bıra­kır­sak ne olur “ diye düşün­mek, sadece bir an düşün­mek, gide­me­mek için büyük bir nedendi. Düşün­medi. ”Düşün­mü­yo­rum, sıkı­lı­yo­rum sadece”…. Ya da Gauguin… Ünlü res­sam… Aile­siyle bir­likte taşın­dığı Kopenhag’da çeşitli neden­ler­den tutu­na­ma­yıp yanına büyük oğlunu da ala­rak geride kalan­ları ger­çek­ten geride bıra­kıp Paris’e dönen Gauguin… Tahiti, Mar­kiz Ada­ları vs. Gauguin’in sığı­nak­ları… O da ken­dine baş­ka­ları tara­fın­dan biçil­miş elbi­seyi dar bulup giy­mek iste­me­yen­ler­den değil mi?

Her gün düzen­le­nen bir ayin gibi yaşa­dı­ğı­mız gün­de­lik hayat daha ne kadar taşı­ya­cak bizi? İçimi­zin “GİT” diyen sesini  haya­tı­mı­zın sonuna kadar duy­maz­dan gele­bi­lecek miyiz? Char­les ya da Gauguin ya da Tur­gut Özben gibi esiri olduk­la­rı­mızı bir çırpıda  sır­tı­mız­dan ata­bi­lecek miyiz, zamanı gel­di­ğinde? Baş­ka­ları gibi olmak­tan, dav­ran­mak­tan vaz­ge­çip ken­di­miz olmaya güç ve vakit bula­bi­lecek miyiz?

Akşam haber­leri yine “şok gelişmeler”le dolu ola­cak belki. Evler­den yine aynı saat­lerde yemek koku­ları yük­se­lecek. Açık pen­ce­re­den yine aynı saat­lerde dışa­rıda oyna­yan çocuk­la­rını eve çağı­ran anne­le­rin sesi yük­se­lecek. Uyu­mak, uyan­mak yak­la­şık aynı saat­lere denk düşecek yine.. Batıp giden günle düş­ler, ukde­ler, asıl iste­ni­len­ler de batıp gidecek belki.

Yap­mak zorunda olduk­la­rı­mızla yap­mak iste­dik­le­ri­miz ara­sın­daki maçı belki yine zorun­lu­luk­la­rı­mız kazanacak.

Ne zamana kadar?

Ne kadar vak­ti­miz var, göl­ge­ler­den kur­tu­lup “asıl” olmak için?

ya da

Cesa­ret, esa­reti yen­meye yeter mi?

  • Print
  • RSS
  • PDF
  • Facebook
  • Twitter
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MSN Reporter
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • NewsVine
  • Technorati
  • Reddit
  • FriendFeed
  • ThisNext
  • Mixx
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Tumblr
  • Slashdot
  • Identi.ca
  • HackerNews
  • Netvouz
  • StumbleUpon

İlgili başka yazı bulunamadı.

Yorum yazın

Asgari Ücret 577 TL
Açlık Sınırı 843 TL
Yok­sul­luk Sınırı 2.746 TL
Milli Gelir (Kişi Başı)
13920$ (DB 2008)
BM İnsani Geliş­miş­lik Sırası
79 (UN HDR 2009)
Kadın Mil­let­ve­kili Oranı
%9,09 (2007)
Bebek Ölüm­leri Oranı
%2,578 (CIA, 2009)
İşsiz­lik Oranı
%14,5 (Ocak 2010)

SÜREKLİ GÜNDEM

tr_kanAkarDevletBakar