Devrim Arabaları'nı Anlama Kılavuzu
Sanat gelişmiyorsa nedeni doğrudan iletişim dışında yolların tıkanmış olmasıdır.
Sanat çoğunlukla doğrudan değil, dolaylı söyler.
Söyler de anlaşılmazsa ne olacak...
Devrim Arabaları'nı izlemiş olduğunu söyleyen candidekadarsafwertherkadaracili rumuzlu ekşi sözlük yazarı aşağıdaki yorumu yapmış:
"darbe yalakalığı yapılmıştır bu filmde. filmin içini dışını vs. at bi kenara özünde süper komutan-ülkesini seven düşünen komutan devlet başkanı komutan vurgusu olduğu için sevmedim. ki gerçek de olsa cemal gürsel über bi kişilik de olsa ülkeyi yönetmek için daha iyi bir yönetici bulunmasa da asker olduğu için ülke-komutan bu şansı kaybetmiş-hayırlısı olsun diyip geçmek gerekirdi.
sen sokağa çıkma yasağı koy sonra ülke niye gelişmiyor de?
sen ebesini belle halkın ondan sonra yok efenim neden özgüven yok de?
kaç sene geri götürdünüz lan bu ülkeyi bi arabayla ileri mi götürecektiniz.
yazıcam daha."
E rumuz bu olduğuna göre, Voltaire'e Goethe'lere kadar gidildiğine göre, hazır oralara kadar gitmişken Dostoyeskiler, Camusler, Yusuf Atılganlar, Oğuz Ataylar da bir dolaşılmıştır.
Türküsü vardı bunun: Okumakla olmaz-olmaz!
***
Başlık olarak "solcular neden salaktır"ı da seçebilirdim!
Çünkü hikayede komutan kelimesi geçtiği anda algı kapanıyor, diğer anlatılanların hiç bir önemi kalmıyor.
Hemen bu sıkıntıyı çözelim.
Bak sevgili kardeşim, orada askerin yüceltildiği falan yok! Asker tam da askerce bir emir verip kendini komik duruma düşürmektedir: 4 ayda araba mı yapılır!?
Asker tam da askerce davranıp, "araba yapılacaaaak yap!" demektedir.
Sen o noktadan sonra algını kapatıp soylu solcu reflekslerinle filmi izlemeyi (ekrana bakıyor olsan da) fiilen reddettiğin için ne olup bitti bilmiyorsun.
Evet asker çok komik bir emir vermiştir ama, işi alan "Eskişehir Cer Atölyesi"dir.
Usta terzi dar kumaştan bol gömlek diker!
Asıl anlatı Eskişehir Cer Atölyesi Mühendisleri'nin amatör ruhu (hiç bir profesyonel bu projeyi kabul etmez), tutkusu, destanıdır. Asıl anlatı şimdi ayıpmış gibi gösterilen yurt sevgisidir. Asıl anlatı "Biz bu işi yaparız" diyen mühendisin kendine güvenidir. Asıl anlatı o arabaların üzerine "Türk Malı" etiketini yapıştırabilmektir.
Devrim Arabaları'nın en büyük özelliği, tıpkı Kurtuluş Savaşı gibi, tıpkı bir dönemdeki TİP'in meclise girmesi gibi hiç bir yazarın hayalgücüne gerek kalmadan bu topraklar üzerinde bağımsızlık için, sosyal adalet için, kalkınma için bizim insanımızın mucizeleri gerçekleştirebileceğini bize göstermesidir.
***
Grup toplantılarında çeşitli konferanslarda yapılan yayınlara kimi eleştiriler gelirdi. Grubun başındaki hocamız da "Önce orda sen de yayın yap, sonra eleştir" derdi.
Evde çayı hep annem yapar. Kazara suyu ben koysam demleme mutlaka anneme kalır. Bardakları falan hazırladığım vaki değildir.
Pamukta fasulye yetiştirsek dahi razıyım. Yeter ki başladığımız işi bir kere olsun bitirelim. Yeter ki bir projeyi sonuçlandırmak nasıl bir şeymiş onu öğrenelim.
O zaman karşı tarafı anlamak ve yapılanı takdir edebilmek çok daha kolay olacak.
İlgili başka yazı bulunamadı.



