Türk çıkarÂlaÂrıÂnın avukatları
Anna Reimann, Katrin Elger / Der Spiegel / 17.03.2010
Avrupa sathındaki Türk asıllı liderler kısa bir süre önce, İstanbul'da düzenlenecek ve tüm masrafların da karşılandığı şık bir etkinliğe davet edildiler. Ancak gayet masum görünen bu davetin yurtdışında Türk çıkarlarını temsil etmeleri için Ankara'nın Türk diasporasını ikna etme girişimi olduğu ortaya çıktı. Türk Alman siyasiler bu pişkin lobi faaliyetine tepki gösterdi.
Bir çok Türk Alman siyasinin şubat ayında aldıkları davet baştan çıkarıcıydı: İstanbul'da beş yıldızlı bir otelde öğle yemeği. Seyahat masrafları dahil. Yemekli oturumun konusu "[Nerede Olursa Olsun] Türk Soydaş ve Vatandaşlarımızın Yanındayız" idi.
Bir çok Avrupa ülkesinden Türk asıllı yaklaşık 1500 kişi bu çekici teklifi kabul etti. Şubat ayında gerçekleşen toplantının konuşmacıları arasında işadamları, STK temsilcileri ve Türk asıllı Belçikalı bir parlamenter de vardı. Ancak Türk Alman siyasetçilerden öfkeli tepkiler toplayan organizasyon Türk diasporasının kendi hâlinde bir toplantısından daha fazlaydı.
Katılımcılara başka ülkelerde Türkiye'yi temsil etmeleri gerektiği mesajının verildiği etkinlik, iktidardaki dini-muhafazakâr Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından düzenlenmişti. Toplantıda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a göre yurtdışında yaşayan Türkler, bulundukları yeni ülkelerin vatandaşlığını almalıydılar; ancak, o toplumun dahili bir parçası olmak niyetiyle değil, siyasette aktif olabilmeleri için. Erdoğan konuşmasında İslam korkusunu antisemitizm ile kıyasladı ve çifte vatandaşlığa karşı çıkan ülkeleri insanların temel haklarını ihlal etmekle suçladı (Örneğin Almanya, genellikle vatandaşlarının çifte vatandaş olmalarına izin vermiyor.).
'İnsanlık Suçu'
Oturuma katılanlar SPIEGEL ONLINE'a Türkiye Başbakanının 2008'de Köln'de yapmış olduğu ve sert eleştiriler alan konuşmasından bir cümleyi tekrar ettiğini söyledi: "Asimilasyon bir insanlık suçudur." Türk hükümetinin bir başka temsilcisinin ise daha da sert bir dil kullandığı bildirildi. Yemeğin katılımcılarından Almanya'daki Alevi toplumunun başkan yardımcısı Ali Ertan Toprak konuşmacılardan birinin sözü şu noktaya kadar götürdüğünü aktardı: "Avrupa kültürüne Türk kültürü aşılamamız gerek."
Davetiyelerde kullanılan dil halihazırda Türk hükümetinin Türk Alman siyasetçilere yaklaşımını göstermekteydi. Ankara, bu siyasileri kendine ait kabul ediyor. Türk bakan Faruk Çelik adına Almanya Federal Meclisi üyelerine gönderilen davetiyelerde "Sayın parlamento üyelerimiz" ifadesi yer alırken, Erdoğan'dan da "Başbakanımız" olarak bahsediliyordu.
Türk Alman siyasiler ve Almanya'daki din temsilcileri şimdi Ankara'yı sert bir dille eleştirmekteler. Ali Ertan Toprak, toplantının açıkça Türk hükümetinin lobi faaliyeti olduğunu söylüyor. Toprak, Türk hükümetinin, Türk asıllı Almanların Türkiye'nin çıkarlarını temsil etmesi gerektiği görüşünü bu denli açıkça ifade ettiğine hayret ettiğini söylüyor. Toprak, "Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan Hristiyan Demokratlar orda bulunmuş olsalardı, iddialarını destekleyecek çok materyal toplarlardı" diyor.
Hayli Tartışmalı
Berlin Eyalet Meclisi üyesi Canan Bayram, Yeşiller Partisi'nin şehirdeki bütünleşme sözcüsü olarak bu toplantının nasıl bir şey olduğunu görmek istediği için katıldığını ve kendi masraflarını kendi karşıladığını söyledi. Bayram, "Alman Eyalet Meclisi'nin bir üyesi olarak Türk hükümetinin benim masraflarımı karşılamasına izin vermeyeceğini göstermem önemli" dedi. İstanbul'daki toplantıya katılan Sol Parti'nin Bremen Eyalet Meclisi üyesi Şirvan Çakıcı da masraflarını kendi karşıladığının altını çizdi.
Yemeğe katılan bir diğer isim olan eski Avrupa Parlamentosu üyesi Vural Öger "Türk hükümeti Almanyalı Türkleri kendi elçileri gibi kullanmaktansa, Türkiye'de yaşayan Türklerin çıkarlarını gözetmeli" dedi.
Diğer Almanyalı Türk siyasiler, toplantıyı daha baştan hayli tartışmalı gördükleri için daveti reddettiklerini ifade ettiler. Yeşiller'den Berlin Eyalet Meclisi üyesi Özcan Mutlu, "Bunun Türk hükümetinin bir lobi faaliyeti olduğu açıktı. Alman bir siyasetçi olarak oraya ait değilim. Bizler Türk hükümetinin uzatılmış kolu değiliz" dedi. Yeşiller'den federal meclis üyesi Memet Kılıç da benzer gerekçelerle toplantıya katılmayı reddetti.
'Kabul Edilemez'
Türk hükümetinin Almanyalı Türkler'e uzanma çabası aslında ilk değil. 2009 seçimlerinden sonra Almanya Federal Meclisi'nin Almanyalı Türk üyeleri AKP hükümetinden tebrik telefonları almışlardı. Ekim 2009'da da Türk hükümeti Alman parlamenterleri Ankara'daki bir AKP kongresine davet etmişti.
Yeşiller'den federal meclis üyesi Ekin Deligöz, bugüne kadar Türk hükümetinden sayısız davet aldığını, ancak prensip gereği bunları reddettiğini ifade etti. Deligöz, "Türkiye'de doğdum diye Türk hükümetinin çıkarlarını temsil etmeyi kabul etmiyorum" dedi.
Almanyalı Türk siyasiler, Türk hükümetinin Türk asıllı Alman Federal Meclisi üyeleri ile temasa geçmeye çalışmasını ilkesel olarak makul buluyor. "Sonuçta bir köprü vazifesi görüyoruz" diyen Memet Kılıç, bunun gayet normal olduğunu söylüyor. Ancak Kılıç, Ankara'nın Türk asıllı siyasetçilerin Türk çıkarlarının avukatlığını yapması gerektiğini açıkça ifade etmesini "kabul edilemez" bulduğunu söylüyor.
Şubat ayındaki toplantı için aldığı daveti geri çeviren Sol Parti'den federal meclis üyesi Sevim Dağdelen, Türk hükümetinin "paralel bir dış politika" izlediğinden bahsediyor. Bu politikanın bir parçası olmak istemediğini dile getiren Dağdelen, "diğer Alman siyasetçilerin katılıyor olmalarını teessüfle ve kaygıyla karşılıyorum" diyor.
Yazının aslını aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz:
http://www.spiegel.de/international/germany/0,1518,684125,00.html
Benzer yazılar:
- Türk hilâÂliÂnin yükseliÅŸi Ermenistan, Suriye ve Irak gibi komÅŸularıyla iliÅŸkilerini geliÅŸtiren Türkiye, Orta DoÄŸu'da İsrail'den yana olan güç dengesini sarsıyor. El Cezire'den Ahmed...
- TürÂkiye gözünü DoÄŸu'ya dikti NATO'nun tek Müslüman ülkesi olan Türkiye, gözünü gittikçe doÄŸuya doÄŸru çeviriyor....
- GönülÂleri fetÂhetÂmek Türk diziÂleÂriÂnin iÅŸi İkinci sınıf Türk dizileri bile Arap dünyasını ekran başına kilitliyor. Türk hükümeti tabu sayılan konuları iÅŸleyen dizilere çok ÅŸey borçlu....


