Kürtleri kim temsil ediyor?
Zeina Khodr / El Cezire İngilizce / 15.12.2009
Diyarbakır'da geçirdiğim iki gün boyunca duyduğum sloganların biri "Çok yaşa Abdullah Öcalan" idi. Bir çok Kürt, Anayasa Mahkemesi'nin Kürt haklarından yana DTP'yi yasaklama kararı, yalnızca yasadışı Kürdistan İşçi Partisi'ni (PKK) güçlendirdiğini söylüyor.
Kürtler artık, kendilerine daha fazla hak verileceğini vaat eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın aslında ciddi olmadığını, ve yalnızca Güneydoğu'da DTP'ye verilen desteği geri kazanmayı amaçladığını düşünüyor.
Diyarbakırlı Şaban Karakaş, Kürt sorununun kavga verilmeden çözülemeyeceğini söylüyor. Bir çok kişi demokratik sürece olan inancını yitirmiş durumda. Enver Toktaş, "Temsilcilerimizi parlamentoya göndererek barışçı bir çözüm bulabileceğimizi ummuştuk ancak hükümetin bizi önemsediği yok," diyor.
Türkiye'deki Kürtler için can alıcı soru, Türkiye parlamentosundaki biricik temsiliyetlerini yitirdikten sonra, hak talepleri için mücadelede bir sonraki adımın ne olacağı.
Diyarbakır'ın kahvelerinden birinde çay içen yaşlı adamlarla tanıştım. Bu soruya bir yanıt bulmuş gibiydiler. Hacı Mustafa Alay, "Şimdi DTP'yi kapattıklarına göre, bizim gerçek temsilcimiz PKK'dir. PKK bizim partimizdir ve liderimiz de Abdullah Öcalan'dır. Kürtler'in hakları açısından uyanışını sağlayan kişi oydu," diyor.
Konuştuğum insanlar, demokratik sürecin başarısızlığından sonra PKK'nın silahlı mücadele başlatmasını haklı görüyor. Hükümet, Kürtlere daha fazla hak tanınacağı vaatlerinin, Kürt isyancılarına verilen desteği eriteceğini umuyordu. Ancak şimdilik kazanan yasadışı PKK olmuş gibi görünüyor.
DTP milletvekili Bengi Yıldız, "İnsanlar temsil edilmezlerse, talepleri uğruna sokaklarda silah ve şiddete başvurarak kendilerini ifade ederler" diyor. Yıldız, iki buçuk yıldır parlamentoda bulunduklarını ve bu zaman zarfında kendilerini susturmak için sürekli çaba sarf edildiğini söylüyor. Yıldız, "Bizi yasaklamış olabilirler, ama toplumumuzu yasaklayamazlar." diyor.
Kısaltılarak çevrilen bu yazının aslını aşağıdaki adreste bulabilirsiniz:
http://blogs.aljazeera.net/europe/2009/12/15/who-represents-kurds
İlgili başka yazı bulunamadı.



Haberi veren kanal PKK'dan söz ederken "outlaw" diyor. PKK'nın yasadışı olması demek bir şey demek değil ki! Yasadışı olmak geçmişten geleceğe uzanırken bir anlam ifade etmez. Hatta yeri gelir gurur vesilesi de olur.
Mesele PKK'nın kirli oluşudur, ahlaksız oluşudur. PKK da en az vergilerimizle yetişen kontgerillamız kadar pis işler yapmıştır. Doktor, mühendis, öğretmen, hemşire, çocuk, aşçı demeden öldürmüştür. Evet, PKK her şart altında benim düşmanım olacaktır ama sadece askeri hedeflere saldırsaydı durum farklı olacaktı. PKK uyuşturucu ticareti yapmasaydı durumu farklı olacaktı. Tüm bunlar PKK'yı sıradan bir düşman olmaktan çıkartıp "terör örgütü" yapmaktadır. PKK hiç bir zaman meşru olamamıştır.
O yüzden yasadışı demek bu pespaye silahlı örgüte iltifat etmektir.