Ege'de yeni bir rüzgâr
Barnaby Phillips / El Cezire İngilizce / 12.10.2009
Örselenmiş bir bölgeye yeni bir rüzgâr soluk verebilir. Yunanistan'ın yeni başbakanı Yorgo Papandreu, Güneydoğu Avrupa'da bariz bir şekilde yumuşak başlı olmayan sorunlara yeni bir başlangıç ve enerji getirir.
Deneyimli bir diplomat olan Papandreu, daha önce dışişleri bakanı olarak görev yapmıştı ve şimdiki kabinesinde bu görevi yeniden üstlendi.
Papandreu'nun boğuşmak zorunda olduğu çetrefilli üç mesele var:
1) Kıbrıs
Türkiye'nin 1974'teki müdahalesinden beri Ada bölünmüş durumda. Barış müzakarelerinin son ayağı 2008'de başladı. Bazı diplomatlar bunun Kıbrıslırumları ve Kıbrıslıtürkleri yeniden bir araya getirmek için son şans olabileceğini düşünüyor. 2008'den bu yana süreç hayal kırıklığı yaratacak bir yavaşlıkta ilerliyor. Bu durum, iki tarafta da yeniden birleşmenin gerektirdiği ödünlerin çok sancılı olacağında kararlı sabit fikirlilerin ekmeğine yağ sürüyor. Fırsat kapısı kapanıyor. Kıbrıslıtürkler, Nisan 2010'da devlet başkanlığı için seçime gidecek ve oldukça ılımlı olan Mehmet Ali Talat, milliyetçi bir rakibine yenilebilir. Papandreu kendi başına mucize yaratacak değil. Kıbrıs için biraz olsun ümit varolacaksa, bunun yaratmanın yolu Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan ile kol kola çalışmaktan geçiyor.
2) Türkiye
Elbette Kıbrıs'la doğrudan ilişkili olan Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılma çabaları yerinde sayıyor gibi. Mesele geçen yıl içerisinde manşetlerden indi, ancak AB liderleri aralık ayındaki bir zirvede Türkiye'yi konuşacaklar. Geçmiş PASOK hükümetinin dışişleri bakanı olarak Papandreu, Türkiye ile uzlaşma konusunda saygıyla anılıyor. Güçlü AB ülkeleri Fransa ve Almanya'nın aksine Yunanistan, Türkiye'nin üyeliğini resmen destekliyor. Türkiye, Yunanistan'dan daha etkin bir destek bulma arayışında, ancak Ege Denizi'nde devam eden karasuları anlaşmazlıkları ilişkileri zorlaştırıyor.
3) Makedonya
Yunanistan'ın hemen kuzeyindeki küçük ülkeye ne diyorsunuz? Makedonya mı, Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya mı? Yunanistan ikincisinde ısrarlı çünkü "Makedonya" tabirinin, kendi topraklarında yine Makedonya olarak addedilen bölgedeki toprak talebini ima etmesinden çekiniyor. Bu isim meselesi dünya çapında homurtulara ve kuşkulara yol açıyor ancak bu bölgede son derece duygusal bir konu. Makedonya için iki tarafın da kabul edebileceği bir isim üzerinde uzlaşılmadan, Yunanistan kuzeydeki komşusunun NATO'ya ve Avrupa Birliği'ne girmesini engelleyecek. Muhtemel bir çözüm, içinde Makedonya sözcüğü geçen yeni bir isim. Örneğin Kuzey Makedonya. Ancak kamuoyu görüşüne dikkat eden Papandreu, Yunanların yeteri kadar esneklik gösterdiklerini düşünebilir.
Bölgenin istikrarını tehdit eden üç mesele işte bunlar. Açıkçası, bunların birinde bile kalıcı bir çözüm, büyük bir diplomatik zafer olacaktır. Bol şans Yorgo!
Yazının aslını aşağıdaki adreste bulabilirsiniz:
http://blogs.aljazeera.net/europe/2009/10/12/fresh-wind-aegean
Benzer yazılar:
- Ege'de dostluk mümkün mü? Türkiye, ekonomik krizle başa çıkmaya çalışan Yunanistan'ın hâlinden anlayabilir. Erdoğan'ın 14-15 Mayıs'taki Atina ziyaretini her iki ülke halkı da dikkatle...



