Not­lar

8 Eylül 2009, Salı
Yazan: Burak Çatlı

Not­lar!

Akla ziyan şeyler olu­yor, hep­sini yaz­mak, hep­sine “o öyle değil” demek müm­kün değil. Okur için de bili­nen bir hika­yeyi yeni­den anlat­mak, arka­daş mec­li­sinde aynı yakın­ma­ları tek­rar ve tek­rar din­le­mek gibi birşey!

Mesela şu açık­la­maya ne yazarsınız:

İstan­bul Büyük­şe­hir Bele­diye Baş­kanı Kadir Top­baş ise “İstan­bul dep­reme hazır mı?” soru­suna, soruyla yanıt veriyor.

Top­baş, “Peki Tokyo dep­reme hazır mı? Bakın hala orada da eksik­lik­ler var. Dep­re­min şidde­tine göre orası da risk taşı­yor” dedi.

Kay­nak : www.ntvmsnbc.com/id/24992460/

Ben bir­şey yaz­ma­dım. Oku­run göre­bi­le­ce­ğin­den daha fazla ne var ki burada söy­le­ye­bi­le­ce­ğim. Afişe edip geçtim.

***

Lakin!

Bu köşe­nin adı “Nefs-i Müdafaa”.Bazen öyle şeyler olu­yor ki, bun­lara müda­hale etme­den, “ona öyle demez­ler” deme­den geçer­se­niz, ben­li­ği­niz sal­dı­raya uğra­mış gibi oluyor.

İşte bun­lar birikti.

Stock­holm Sendromu

Böyle bir ruh hali, bir isten­me­yen durum var­mış. Zaman içinde işken­ce­ci­sine, ken­di­sine kaçı­ran kişiye duyu­lan sevgi, hay­ran­lık... gibi birşeymiş.

tugay-reklamBunun gibi bir konuya değineceğim.

Bir kaç zaman­dır tele­viz­yon­larda bir rek­lam dönü­yor. Tugay Keri­moğlu başında tek tüylü Alman tipi Şener Şen şapka­sıyla gel­miş bize İngiltere’deki 3G mace­ra­la­rını anla­tı­yor. Bir gün yolda yürü­yo­muş, bir adam gör­müş, “Sir!” demiş, nasıl olu­yor bu demiş...

Bir top­lumu bu kadar aşa­ğı­la­maya nasıl cüret edebilirler.

Ken­dimi Ame­ri­kan Kov­boy film­le­rinde ken­di­sine inci ve ayna veri­len kızıl­de­rili gibi his­set­tim. Biz­den çok ileri bir mede­ni­yet­ten gelen Tugay Keri­moğlu biz­lere 3. nesil kab­lo­suz ile­ti­şim anı­la­rını anlatıyor.

Tek­no­loji kul­lan­mak ne zaman­dan beri erdem olmuş ki? Ara­mız­dan seçil­miş olan Tugay Keri­moğlu kah­veye gelip ne hakla bize “İngiltere’yi göre­cen aga, adam­lar yap­mış” diyor. İngiltere’nin 3. nesil kab­lo­suz ile­ti­şim tek­no­lo­ji­sine kat­kısı ne olmuş­tur ki? Hep­sini İngil­tere yap­mış olsa ne ola­cak ki?

Tugay bize İngiltere’yi anla­ta­cak­san, Hyde Park’ı anlat, yüzüne boya yiyen bakanı, onunla dalga geçen baş­ba­kanı anlat... Yoksa... Aynan da incin de senin olsun.

Ben­zeri bir rek­lamda da Hida­yet Tür­koğlu oynu­yor. Rek­la­mın teması “Merak etmi­yor musu­nuz?”. İleti­şim şirke­ti­nin cin­fi­kir rek­lam metni yazar­ları, tek­no­lo­jiyi merak eden vefa­kat suya gir­mek­ten kor­kan tek­no­loji cahili bir kitle oldu­ğu­nun far­kında. İşte o yüz­den, Hidayet’e şive­siyle ve heye­can­la­rıyla bir “küçük insan”ı rol arka­daşı ola­rak seç­miş­ler. Den­mek iste­ni­yor ki “bu salak bile yapı­yorsa siz haydi haydi yapar­sı­nız. Yenin kor­ku­nuzu, tat­min edin mera­kı­nızı”. Bu sizle özdeş­leş­ti­ri­len, öte yan­dan “bu salak bile” kıyas­la­ma­sıyla ego­nuzu yücel­ten gizli bir mesaj gön­de­ren bu rek­lamla para­nızla rezil oluyorsunuz.

Dik­kat edin ey hal­kım, kendi para­nızla aşağılanıyorsunuz!

pink floyd

Çimlere Bas­ma­yı­nız!

Ne demiş Pink Floyd! Şarkı bitti, bit­medi söy­le­cek­le­rim daha!

Yorul­dum ama kefe­reye son bir kılıç daha sal­la­ma­dan da gitmem.

Hın­cal Uluç galiba 3. kere yazdı.

Vah­şice öldü­rü­len genç kızın kati­lini bul­makla yükümlü, ne yazık ki döne­min İstan­bul Emni­yet Müdürü, Cela­let­tin Cer­rah buyur­muş­lardı ki: “E takip etse­ler­miş kızlarını”.

İşte Hın­cal Uluç diyor ki ne var­mış bu sözde: “Cerrah'ın hangi cüm­lesi, hangi düşün­cesi yan­lış söy­ler misiniz?.”

Sap­tır ki sapam!

Kamu güven­li­ğin­den sorumlu biri­min en üst düzey yöne­ti­cisi katili yaka­la­mak yerine nasi­hat verirse yan­lış olur. Güven­liği sağ­la­makta yeter­siz kalan bu biri­min başı, en azın­dan kaba­ha­tiyle otur­ması gere­kir­ken, utan­ma­dan bir de akıl veremez.

Kaldı ki öneri­nin ken­disi yete­rince zaval­lı­ca­dır. Mesela nasıl takip edil­me­li­dir? Kız kaçta eve gel­me­li­dir? Erkek arka­daşı olmalı mıdır? Haf­tada kaç kere takip etmek gerekir?

***

Dün­ya­nın dört bir yanına git­miş oldu­ğunu giz­le­me­yen Sayın Hın­cal Uluç acaba nerede gör­müş şehrin emni­yet müdü­rü­nün şehrin insan­la­rına çocuk yetiş­tir­mek konu­sunda nasi­hat etti­ğini? New York Polis Müdürü Ray­mond W. Kelly “Kızını döv­me­yen dizini döver” demiş midir? Ya da Londra Met­ro­po­li­tan Polis müdürü Sir Paul Step­hen­son “Sırt­taki sopa karın­daki sıpa­dan iyi­dir” diye bir beyanda bulun­muş mudur?

Mey­dan boş­tur! Cela­let­tin Cer­rah da Hın­cal Uluç da dile­dik­leri gibi konuş­mak­ta­dır­lar. Cer­rah neyse de Uluç’un O ne derse “doğru valla” diyen roman­tik kit­lesi için­dir bu yazdıklarım.

Uluç'un söy­le­dik­leri düpe­düz ortak akla hakarettir.

Uluç yakında “ben O’na deme­dim, mode­ra­töre dedim” deme­den, vic­da­nı­nızla yüzleşin.

Bu söz­lere tep­ki­siz kalmayın.

  • Print
  • RSS
  • PDF
  • Facebook
  • Twitter
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MSN Reporter
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • NewsVine
  • Technorati
  • Reddit
  • FriendFeed
  • ThisNext
  • Mixx
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Tumblr
  • Slashdot
  • Identi.ca
  • HackerNews
  • Netvouz
  • StumbleUpon

İlgili başka yazı bulunamadı.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yorum yazın

Asgari Ücret 577 TL
Açlık Sınırı 843 TL
Yok­sul­luk Sınırı 2.746 TL
Milli Gelir (Kişi Başı)
13920$ (DB 2008)
BM İnsani Geliş­miş­lik Sırası
79 (UN HDR 2009)
Kadın Mil­let­ve­kili Oranı
%9,09 (2007)
Bebek Ölüm­leri Oranı
%2,578 (CIA, 2009)
İşsiz­lik Oranı
%14,5 (Ocak 2010)

SÜREKLİ GÜNDEM

tr_kanAkarDevletBakar