İlacın rek­lamı olmaz!

4 Eylül 2009, Cuma
Yazan: Muhterem Günkurtarır

http://www.ntvmsnbc.com/id/24996671/

altındaki yorumlardan biri:

"Kürşad Cantürk
walla burda amerikada ilacı süpermarkette,wallmarttan bile satın alıyorsunuz..her 3 dakkada bir ilac reklamı oluyo da..neden bizim memleketimizde herşeye karşı çıkan bir topluluk oluyo ?"

Bak söyleyim neden oluyor. Bir kere sen o "valla"nın "v"sini, "w" diye yazıyorsun ya! Hah işte, bu ilaç reklamlarına kanıp gidip olur olmaz ilaçları alıp içen insanların genleri değişiyor, senin gibi mutant yurttaşlarımız oluyor.

İkincisi sen ve senin gibi mutantların o ilaç reklamlarının bilinçaltını bombalaması nedeniyle ilgili bir sorunu olamaz. Sizden böyle bir hassasiyet beklemiyoruz.

Üçüncüsü o ilaçların bir çoğu hastalığı maskelemek için üretilir, tedavi etmez, etse reçete gerektirir. Böylece hastaları tedavi yerine hastalığı halı altına süpürmeye yöneltir.

Dördüncüsü o ilaçların çoğu her sene New York Times'a, Wall Street Journal'a sinir hücrelerini öldürme, solunum sistemine zarar verme, uzun erimli hücre yıkımı vb. nedeniyle bir kaç kez birinci sayfa haberi olmaktadır. Şirketler "Ops!" demekte, "burda amerikada"nın FDA'sı da (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) "bir daha yapma bak!" diye bu şirketlere parmak sallamaktadır!

Beşincisi domatesini satmak isteyen pazarcı domatesin kırmızılığını sululuğunu överken, bu ilaç şirketleri sizi bu ilaca ihtiyacınız olduğuna inandırmaya çalışmaktadır. Bunun yolu da siz "yok lan! turp gibiyim maşallah!" derken, ısrarla omzunuzu tıpışlayarak "yok yok, siz hastasınız! bak! renginiz de solmuş!" demektir, hergün-reklamlarla-televizyondan-akşam yemeğinizin ortasına.

Altıncısı burası donat, gudik şekerli tatlılar vb.nin satışını engellemek yerine size korsa satmaya çalışanların ülkesidir. Sakınacağına ört-sakla diye ilacı satmak için herşeyi yaparlar.

Yedincisi ilaç üretmek/tavsiye etmek, yıllarca ve yıllarca eğitim almak gerektiren, dünyadaki en zor uzmanlık alanlarından biridir. Bunun adı da tıptır. Sağduyuyla ilaç seçilecek olsa o doktorlara / eczacılara gerek kalmazdı.

Sekincisi mutant yurttaşım sen de o RTE de iyi dinlesin. "Bizim de bu konularda görgümüz vardır" diyerek, oturduğunuz pencereden dışarı bakarak, hayatı, dünyayı yorumlayamazsınız. Sizin o dar, küçük ve zavallı dünyanızın ötesinde, "sizin kitabınız kadar yazılmış cümleler" vardır.

Mor yoğurt yememiş, Zargonya'yı görmemişsinizdir.*

Bilmem kıtlık için OTC (reçetesiz) ilaç var mıdır?

______________

*: Anladın mı? (Gaddar/1986) - Erkin Koray

Not-1: Meraklısına linki: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/11101/

Not-2: Bu yazıyı okuyan olursa, Kürşad Cantürk'ün bu yazıdan haberi olmaması, cevap hakkının bulunmaması nedeniyle burada ahlaki bir sorun görebilir, haklıdır. Lakin bu yorumu okumam nedeniyle gecenin bu saatinde sinirden ellerimin titretmesi, bu gerginlikle bir şişe viski içmiş kadar sinir hücremi kaybetmem, ömrümün kısalması vb. nedeniyle parantez içleri sadeleşir, onlar birbirini götürür.

WSJ

NYT

  • Print
  • RSS
  • PDF
  • Facebook
  • Twitter
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MSN Reporter
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • NewsVine
  • Technorati
  • Reddit
  • FriendFeed
  • ThisNext
  • Mixx
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Tumblr
  • Slashdot
  • Identi.ca
  • HackerNews
  • Netvouz
  • StumbleUpon

İlgili başka yazı bulunamadı.

Etiketler: , , , ,

Yorum yazın

Asgari Ücret 577 TL
Açlık Sınırı 843 TL
Yok­sul­luk Sınırı 2.746 TL
Milli Gelir (Kişi Başı)
13920$ (DB 2008)
BM İnsani Geliş­miş­lik Sırası
79 (UN HDR 2009)
Kadın Mil­let­ve­kili Oranı
%9,09 (2007)
Bebek Ölüm­leri Oranı
%2,578 (CIA, 2009)
İşsiz­lik Oranı
%14,5 (Ocak 2010)

SÜREKLİ GÜNDEM

tr_kanAkarDevletBakar