Siyah Forma
Sevdiğini alamayan, sevmediğine varan, sevdiğini el alan, aşkı kalbinde kalan Anadolu Kadını içindekileri kilimin, halının desenine yansıtırmış. "Ben ona varmam buna varırım", "sevdiğimi aldım ama yine de mutsuzum, zalimin tekiymiş" demediğinden, diyemediğinden içindekiler kilim desenlerinde vücut bulurmuş.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ordumuzun 13 askeri teröristler tarafından öldürülünce bir fikir atıldı ortaya: Ulusal Futbol Takımı Avrupa Şampiyonası eleme maçlarına siyah formayla çıksın. Allahtan UEFA olmaz öyle şey dedi de bu gerçekleşmedi.
Bu öneriyi ve önerinin vehametini hangi açıdan ele alsam, nerden başlasam bilemiyorum.
"Devletin görevi nedir?"den başlayalım. Devlet niçin vardır? Yurttaşlarını teröre karşı korumak için vardır. Gerekli tüm tedbirleri almak, her ne pahasına olursa olsun*, can güvenliğini sağlamak için vardır. Yurttaşlarının canı tehlikede olan devlet, askeri siyasi tüm önlemleri alır, yurttaşlarını korur. Devlet teröre tepki olarak ulusal futbol takımını siyah formayla sahaya çıkarmaz. Devlet kilim dokumaz.
Diğer yandan neden her türlü meramımızı futbolla anlatır olduk? Bu soruyu yeniden soracağım. Futbol altı üstü bir spordur. Hadi politikacılarımızın anlatım gücü yetersiz, az okuyorlar, herşeylerini futbola gönderme yaparak anlatıyorlar. Peki biz neden ulusça tepkimizi futbol üzerinden vermek istiyoruz? Futbol nedir ki ölen 13 askerin yanında?
Belki tekrarda fayda var, vurularak ölmek nasıl birşey, hatırlatayım. Barutun patlamasıyla hızlanan mermi, insan vücudundan içeri girerken önce deriyi parçalar. Eğer vücut içinde patlayan türdense, bir süre kas dokusu içinde yoluna devam eder ve sonunda patlar. Böylece etrafındaki kas ve kemik dokusu parçalanır. Hayati kan damarları, taşıdıkları kanı alıcı organa değil, vücut içindeki bu beklenmeyen boşluğa akıtmaya başlar. Mermi tipine bağlı olarak vücudun yüzeyi de parçalanabilir ve hedefin daha önce güneş görmemiş yerleri, kasları, bağ dokusu, kemikleri, ilikleri gün ışığı ile temas eder. Hedef çoğu zaman kan kaybı ya da hayati bir organın işlevini göremez olmasından ölür.
Yani 13 askerimiz, bu şekilde ölmüştür. Acısı öyle Ulusal Takım'a siyah forma giydirerek geçmez, tepki klimalı odalarda rahat koltuklarda, facebook üzerinde "Teröre karşı siyah kurdele" grubu/kampanyası "create" ederek, bu gruba üye olarak, ofis mastürbasyonuyla verilemez.
Şu soruyu tekrar soralım: "Futbolun, binicilikten farkı nedir?". Hemen yanıtı gelecek; "Futbol asla sadece futbol değildir, kitabı bile yazıldı, haberin yok mu?". Evet, biliyorum yazıldı. Futbolu diğerlerinden farklı kılan izlenme oranı. Bir maç oldu mu bütün dünya izliyor. İşte o bütün dünyanın izlediği maçta, biz "o kadar aciziz ki, o kadar olsun... bizde öyle bir terör derdi var ki başedemiyoruz, kederimizden Ulusal Takım'a siyah forma giydiriyoruz, ha bu arada turist olarak gelmek istiyorsanız da o kararı bir daha gözden geçirirsiniz**" diyecegiz.
Gelelim Ulusal Takım'ın kendisine. Ben kendi adıma benim herhangi bir acımın ya da sevincimin var olan Ulusal Takım tarafından yansıtılmasını istemiyorum. O takımın teknik direktörü Fatih Terim, basınla kavga eder, röportaj yasağı koyar, basını azarlar, beni temsil eden takımdan haber almamı engeller. Mehmet Ağar'ın dostudur.
O Ulusal Takım'ın gol atmakla görevli oyuncusu Hakan Şükür Türkiye Cumhuriyeti'nin yeminli düşmanı, Türkiye'de şeriat devleti kurmak için hayatını ortaya koymuş Fethullah Gülen'in hayranıdır, bunu da açıkça dile getirir.
O takımın kaptanı Emre Belözoğlu'nun gol attıktan sonra basın tribününe yaptığı hareket hâlâ akıllardadır.
O Ulusal Takım, İsviçre Ulusal Takımı'na kendi sahamızda saldırarak bizi cümle aleme rezil etmiştir.
Bugünün Ulusal Futbol Takımı ne yazık ki budur.
Eğer kurumlara amaçları dışında görevler yüklenirse iş çığrından çıkacak, Ulus'u ilgilendiren yaşamsal konular hakkında ehil olmayan her türlü 3. sahış konuşma ve rol alma hakkını kendinde bulacaktır***.
Ulusal Takım'ın görevi futbol oynamaktır, bizi spor alanında temsil etmektir. Hepsi bu.
Her kurum kendi işini yapmalıdır.
__________________________
Notlar:
* Yurttaşlarımızı kaybetmeden, işkence yapmadan, sağa sola yalancıktan bomba atmadan...
** Turizm geliri kaybı tespiti Hürriyet Yazarı Mehmet Y. Yılmaz'a aittir.
*** Yazı bittikten sonra gördüm ki, "Kurtlar Vadisi" adlı dizinin ikinci bölümü yayınlanacakmış. Geliri de terörden, zarar gören ailelere dağıtılacakmış. Bu dizinin yayını RTÜK tarafından bir şekilde engellenmişti (o da başka bir konu). Fakat şimdi yayınlanabilecek. Ulusal Takım'dan sonra "Polat" da duruma el koydu.
Burak Çatlı
İlgili başka yazı bulunamadı.


