"Her Mih­net Kabu­lum / Yeter ki Gün Eksil­me­sin Penceremden"

27 Eylül 2007, Perşembe
Yazan: Burak Çatlı

BM top­lan­tısı için New York'a gelen Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Baş­ba­kanı ile Fransa Cum­hur­baş­kanı, Fransa Cum­hur­baş­ka­nı­nın kal­dığı otelde buluş­muş. İki ülke iliş­ki­le­ri­nin ele alı­na­cağı top­lantı önce­sinde basına fotoğ­raf çekmesi için poz veri­lir­ken, Fransa Cum­hur­baş­kanı fin­can­daki kah­ve­sini höpür­det­mek için başını eğer­ken, aya­ğıyla den­geyi kurup kah­veyi dök­me­meyi garan­ti­le­mek ister­ce­sine bacak bacak üstüne atmış. Vay sen misin böyle poz veren?

Hiç böyle poz veri­lir miy­miş? Bu Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Başbakanı'na büyük say­gı­sız­lık­mış, Fran­sız­lar zaten küs­tah olur­muş (daha neler)  diye gidi­yor değerli bası­nı­mı­zın yorumları.

Fotoğ­raf Hür­ri­yet Gaze­tesi inter­net say­fa­la­rın­dan alınmıştır.

Fakat bir nokta unu­tu­lu­yor. O bacak, diğer baca­ğın üzerine o an atıl­madı. O bacak, Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Baş­ba­kanı tara­fın­dan aylarca önce diğe­ri­nin üzerine o şekilde özenle kon­muş, hatta ara ara da yerinde mi diye kont­rol edil­miş­tir. Bakın fotoğ­rafa, Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Başbakanı'nın yüzünde her­hangi bir şaşkın­lık, hoş­nut­suz­luk, kız­gın­lık var mı? Yok, aksine gülü­yor. Gülüyor,çünkü kendi koydu onu oraya, bırak­tığı yerde gör­mek­ten mutlu.

Bu yazı­nın yayın­lan­dığı arşi­vin dizi­ninde bir başka yazı bula­cak­sı­nız. Yazı 19 Ekim 2006'da yayın­lan­mış. Baş­lığı da 'Fran­sız Gur­şunu Değ­mez Adama'. Yazı Fransa Meclisi'nin Ermeni Soykırımı'nı (varsa eğer) kabul etmesi üzerine yazıl­mış. İzni­nizle ora­dan bir alıntı yapacağım.

'Sıra ülke­mi­zin tep­ki­sini gös­ter­meye geldi. Fransa ile olan eko­no­mik iliş­ki­le­rin don­du­rul­ması zaten düşünülmüştü.

Fakat.

Baş­ba­kan, geç­ti­ği­miz gün­lerde yap­tığı bir konuş­mada şunları söyledi:

"Ürün­le­rini alma­ya­lım, şöyle yapa­lım, böyle yapa­lım.. Biz sakin ola­ca­ğız. Biz, attı­ğı­mız adımı bile­rek ata­ca­ğız. Ürün alıp alma­mak ne geti­rir, ne götü­rür? Acaba kur­ba­ğayı ürkü­tür mü, ürküt­mez mi? Hesap­ları iyi yapa­ca­ğız. İkti­da­rı­nız, inşal­lah, bu konu­larla ilgili atıl­ması gere­ken adım­ları tüm siyasi plat­form­larda da Ana­ya­sal, yasal plat­form­larda da atmak­ta­dır. Bun­dan hiç endi­şe­niz olma­sın. Şu anda Türkiye'nin Fransa ile dış tica­ret hacmi yak­la­şık 10 mil­yar dolar. Bu Fransa'nın dış tica­ret hacmi içe­ri­sinde yüzde 1.5'dir. Onun için bunun hesa­bını iyi yapa­cak­sı­nız. Adım­la­rı­mızı da ona göre atacağız."


İzni­nizle bu satır­ları Türkçe'ye çevir­mek isti­yo­rum, iki şey söyleniyor:

İlki, 'hani biz yap­tı­rım uygu­la­rız, canı­nıza oku­ruz demiş­tik ya! Biz öyle coşar söy­le­riz, siz cid­diye almayın'.

İkin­cisi de, 'gül­dür­me­yin alla­haş­kına; ateş olsak cür­mü­müz kadar yer yaka­rız, bizim eti­miz ne budu­muz ne, ne yap­tı­rımı uygu­la­ya­ca­ğız Fransa'ya'.

Vefa­kat.

Tür­kiye bir söz söy­le­miş­tir. Söz ağız­dan çıkmış­tır. Gereği yapıl­mazsa bun­dan sonra söy­le­ce­ği­miz hiç bir söz inan­dı­rıcı ve cay­dı­rıcı olmayacaktır.

Konu namus konu­su­dur. Göz göre göre Türkiye'ye mey­dan okundu. Fransa mey­dan okudu ve gere­ken yanıtı almalı.

Gücü­müz neye yeti­yorsa yap­ma­lı­yız. Fransa ile eko­no­mik iliş­ki­le­rin don­du­rul­ması, Fransa'ya veri­lecek eko­no­mik zara­rın çok daha ötesinde bir anlam taşı­yor: Fransa'yı yok sayı­yo­ruz. Gele­cek­teki ben­zer cüret­kar mey­dan oku­ma­lara karşı ted­bir alıyoruz.

En önem­lisi onu­ru­muzu koruyoruz.'

Gör­dü­nüz mü? Baş­ba­kan 'adım­la­rını bile­rek atı­yor'. Adım­la­rını 'ona göre atı­yor'. Say­gın­lı­ğını dış tica­ret hac­miyle ölçü­yor. Hiç bel­ge­sel de izle­me­miş. O küçük kuş­lar ken­di­le­rine sal­dı­ran yılana, kokar­caya, san­sara nasıl kafa tutu­yor, nasıl tüy­le­rini kabar­ta­rak küçü­cük cüs­se­siyle düş­ma­nın üstüne gidi­yor. Elbette fizik­sel ola­rak kuşa şans ver­me­ye­bi­lir­si­niz. Kuş, dış tica­ret hacmi, tüc­car siya­seti gibi şeyler bil­me­di­ğin­den, daha iki koyun güt­me­miş oldu­ğun­dan, gen­le­rine kazın­mış olan hayatta kalma duy­gu­suyla tüy­le­rini kabar­tı­yor ve sal­dı­rı­yor. Aslında her­kes gen­le­rine ne kazın­dıysa öyle davranıyor.

İşte Fransa Cum­hur­baş­ka­nın bacak­la­rı­nın düzen­len­me­si­nin hika­yesi. Tür­kiye Baş­ba­kanı dua etsin ki, Fransa Cum­hu­baş­kanı ayak­la­rını O'nun boy­nuna atma­mış. Kısa bir tered­düt anın­dan sonra yüzde 1.5'u hatır­la­yan bu zat, tüc­car öğretisi doğ­rul­tu­sunda onun orda kal­ma­sına izin vere­cekti çünkü.

Anne­le­ri­miz süt­laç yap­sın, kom­şu­la­rı­mız­dan aşure gel­sin dileğiyle.

  • Print
  • RSS
  • PDF
  • Facebook
  • Twitter
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MSN Reporter
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • NewsVine
  • Technorati
  • Reddit
  • FriendFeed
  • ThisNext
  • Mixx
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Tumblr
  • Slashdot
  • Identi.ca
  • HackerNews
  • Netvouz
  • StumbleUpon

İlgili başka yazı bulunamadı.

Etiketler: , ,

Yorum yazın

Asgari Ücret 577 TL
Açlık Sınırı 843 TL
Yok­sul­luk Sınırı 2.746 TL
Milli Gelir (Kişi Başı)
13920$ (DB 2008)
BM İnsani Geliş­miş­lik Sırası
79 (UN HDR 2009)
Kadın Mil­let­ve­kili Oranı
%9,09 (2007)
Bebek Ölüm­leri Oranı
%2,578 (CIA, 2009)
İşsiz­lik Oranı
%14,5 (Ocak 2010)

SÜREKLİ GÜNDEM

tr_kanAkarDevletBakar