KerÂmit kuklaymış!
Burak Çatlı
2005-10-25
MühenÂdisÂlere ve bilim insanÂlaÂrına kalsa bu dünya çok çekilÂmez bir yer olurdu (ÅŸimdiÂkinÂden de demek istiÂyoÂrum). 'GerÂçekÂçiÂlik' diye yeni bir dinin yayılÂmaÂması ve insanÂlık tariÂhinde büyük dinÂler nedeÂniyle akan kanÂlaÂrın artÂmaÂması sanat ve sanatÂçıÂlar sayeÂsinde saÄŸÂlanÂmışÂtır. Sırf bu nedenle sanatÂçıÂlara çok ÅŸey borçluyuz.
Bir kere mühenÂdisÂler ve bilim insanÂlaÂrına kalÂmış bir dünÂyada çocukÂlaÂrın masal dinÂleÂmesi pek mümÂkün olaÂmazdı. Ya da öyle her kafaÂnıÂzın estiÂÄŸine gidip birÂden aşık olaÂmazÂdıÂnız. Nereye aşık oluÂyorÂsuÂnuz? ?Feasible? olan aÅŸk var, ?feasible? olmaÂyan aÅŸk var! Oysa bugün, sokaÄŸa çıkıp yolda giden bir kıza ÅŸakkaÂdaÂnak aşık olabilirsiniz.
Bu konuda iyi bir bilim kurgu filmi çekiÂleÂbiÂlir. MühenÂdis ve bilim insanı olmaÂnın kast teÅŸÂkiÂlaÂtıÂnın en üst kadeÂmesi sayılÂdığı bir dünya. ?GerÂçek? olmaÂyan her ÅŸey yasak ve cezası var. Yani kurgu eserÂler yazÂmak, basÂmak ve dağıtÂmak, çocukÂlara uykuÂdan önce gerÂçek olmaÂyan hikaÂyeÂler anlaÂtaÂrak onları kanÂdırÂmak, Star Wars izleÂmek ve bu tariÂkata üye olmak kesinÂlikle yasak ve büyük cezası var. Akıl en büyük deÄŸer. Ben ÅŸimdiÂden çok eÄŸlenÂdim yapıÂlaÂbiÂleÂcekÂleri düşünÂdükçe. Belki de çekmiÅŸÂlerÂdir bu filmi.
![]() |
![]() |
|
| küçükÂler | bunÂlar da "büyükler" | |
| Blues Brothers- "twisÂting, shake it, shake it, shake it, baby!" | ||
SanaÂtın ve sanatÂçıÂnın tanımı YKY, İletiÂÅŸim YayınÂları, Metis ve benÂzeri yayıÂnevÂleÂrinÂden çıkan kitapÂlarda yasa ve yönetÂmeÂlikÂlerle tanımlı olsa da, bir kaç ÅŸey söyÂleÂmek istiÂyoÂrum. Bu cüreti arada bir felÂsefe için de gösÂterÂdiÂÄŸim oluÂyor. Yani felÂsefe üzerine eÄŸiÂtim almaÂmıÂşım, tezim yok, terimÂleri bilÂmem yine de yazÂdıÂğım oluÂyor. Böyle durumÂlarda ?benim başıma gelÂmedi ama- siren sesinÂden sonra evi basıÂlıp felÂsefe polisi taraÂfınÂdan götüÂrüÂlen, sonra da ehil olmaÂdan felÂsefe konuÂsunda fikir yürütme suçunÂdan yarÂgıÂlaÂnan çok arkaÂdaÂşım oldu.
ÇocukÂları saf oldukÂları için seviÂyoÂrum. BüyükÂleri de saf olmaÂdıkÂları için sevÂmiÂyoÂrum. Sonra, HitÂlerÂvari bir düşünÂceyle, ?Bu çocuk da büyüÂyünce, ÅŸu anda gözümü oymaya çalıÂÅŸan iÅŸ arkaÂdaÂşım gibi bir ÅŸey olaÂcak nihaÂyeÂtinde? diye düşüÂnüÂyoÂrum. Çünkü büyüme sıraÂsında böyle o tarafa bakÂmaÂdıÂğıÂmız bir anda, boÅŸ bulunÂduÂÄŸuÂmuzda ÅŸeytan içiÂmize giriÂveÂriÂyor. Sonra garip birÂÅŸeyÂler oluÂyoÂruz. Tam bu sırada diyoÂrum ki ?iyi ama ÅŸu anda ÅŸeytan girÂmeÂmiÅŸ içleÂrine, sevÂmeye devam et?. Zaten büyükÂleÂrin de ÅŸeytan çıkarÂdıkÂları, ÅŸeytanÂdan arınÂdıkÂları yerÂler oluÂyor (yok yok oraÂlar deÄŸil!). İnanÂmıÂyorÂsaÂnız bir yaz akÅŸamı, Cemil Topuzlu AçıkÂhava Tiyatrosu?nu tepeÂden gören bir yere yerÂleÂÅŸin. EliÂnize de bir dürÂbün alın. Tek tek bakın yüzÂlere. İşte size beÅŸÂbin tane çocuk.
Bir de sözle anlaÂtıÂlaÂmaÂyaÂcak kısmı var. Bir konÂseÂrin sonuna doÄŸru, bir ÅŸarkıÂnın bitiÂmine doÄŸru böyle içiÂnizde bir sürü mısır patÂlıÂyor olduÂÄŸunu ya da oturÂmaÂnın, yürüÂmeÂnin gerekÂsiz olduÂÄŸunu kesinÂlikle koÅŸulÂması gerekÂtiÂÄŸini hisÂseÂtiÂniz mi? ÖrneÂÄŸin film fesÂtiÂvaÂlinde, filÂmin ortaÂsında ayaÄŸa kalÂkıp perÂdeye doÄŸru ?YaÅŸa! Nurol! Allah senÂden razı olsun!? demek isteÂyip de sonra başıÂnıza geleÂcekÂleri düşüÂnüp kenÂdiÂnizi tutÂtuÂnuz mu? Evet iÅŸte sanat ve sanatçı bunu yapıÂyor. (aslında ben ayaÄŸa kalÂkıp bunÂları deme tarafÂtaÂrıÂyım, yükÂsek sesle mırılÂdanÂdıÂğım da oldu. Zaten herÂkes mısır yiyor.)
Gelecek yazıya deÄŸin, meraÂmını futÂbol terimÂleÂriyle anlatÂmaya çalıÂÅŸan siyaÂsetÂçiÂlere maruz kalÂmaÂmaÂnız dileÄŸiyle.
İlgili başka yazı bulunamadı.




